Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Allen Carr yöntemi işe yarıyor mu?

SAĞLIK

Allen Carr yöntemi işe yarıyor mu?

-

 

Sigarayı bırakma konusunda bir de Allen Car yöntemini mi denemek istiyorsunuz? Sizin için araştırdık: Allen Carr yöntemi işe yarıyor mu?

Konumuz, yaklaşık 200 yıldır insanlığın azımsanamayacak kadar büyük bir kısmının esiri olduğu keyif verici bir madde: Sigara. Yıllar geçtikçe ve toplumdaki bilinçlenme arttıkça tüketim oranı azalma gösterse de, bu bağımlılık insanların peşini kolay kolay bırakmayacak gibi görünüyor. Pençelerini size takmış bu canavardan kurtulmayı siz başarabilecek misiniz?

Röportaj: Saide Tokuç

Bugünlerde haberler, sürekli yeni bir “gün” kutlamasıyla karşımıza çıkıyor. Çoğunun asıl amacının pazarlama olduğunu, size alışveriş yapmak için bir sebep vermekten başka anlamı olmadığını biliyoruz. Bugün dünya dondurma günü, hadi kendinizi çikolataya boğun; bugün dünya su birikintisine atlayıp arkadaşlarına sıçratma günü, yoksa kirlenmekten mi korkuyorsunuz? Anlam veremeyip geçiştirdiğimiz tüm bu günler içinde, bu ay aslında çok önemli olan bir günü kaçırabiliriz: 20 Kasım Dünya Sigarayı Bırakma Günü.

Sigaranın ne kadar zararlı olduğunu 7’den 77’ye hepimiz biliyoruz; kamu spotları, sigara paketleri üzerindeki uyarılar, kapalı alanda içme yasakları… Caydırıcı tüm önlemlere rağmen, sigaranın fiziksel ve psikolojik bağımlılığı kaos içinde geçirdiğimiz günlük hayatın bıktırıcılığıyla birleşince elimizin sigara paketine gitmesine engel olamıyoruz. Artık herkesin, sigara kaynaklı hastalıklardan biri yüzünden kaybettiği veya kaybetmenin kıyısına geldiği bir akrabası, arkadaşı, tanıdığı var. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine baktığımızda, 2016’daki ölümlerin yüzde 27’sinin sigara kaynaklı olduğunu görüyoruz. Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sigara için “kitle imha silahı” benzetmesini yapıyor. Çocukluk yaşlarında özenilerek, arkadaş sohbetlerinde bir taneden bir şey olmaz denilerek başlayan “masum” bir ilgi, yaşam boyu içinde çırpındığınız bir bataklığa dönüşüyor.

Tüm dünyayı hiçbir ayrımcılık olmadan, tek çatı altında birleştiren belki de tek şey sigara. Ve maalesef, bu hiç de iyi bir amaçla gerçekleşmiyor. Belki sigarayı bırakmak istiyorsunuz, belki aldığınız keyfi sağlığınızdan önemli görüp bırakmayı düşünmüyorsunuz, belki de şu an kendinizi hazır hissetmiyorsunuz, sıkıntılı dönemi atlatıp bırakmayı planlıyorsunuz ama o dönemin sonu gelmek bilmiyor. Bırakmayı gerçekten kafanıza koyup aksiyona geçmenize engel olan sayısız bahaneniz var. Ancak sabahları kokan bir nefesle uyanmak; sigaranızın bittiğini geç saatte fark edip nikotin ihtiyacınıza dayanamadığınızda gece soğuğuna söylenerek açık market aramak; otobüste, toplantıda, buluşmada kendinizi üzerinizdeki sigara kokusunu başkalarının alıp almadığını düşünürken bulmak ve çocuklarınıza kötü örnek olmak sizi üzse de, kendinizde bırakacak gücü bulamamak, sizi sigara aracılığıyla kaçmaya çalıştığınız o sorunlardan belki de daha çok yoruyor. Sizi anlıyoruz; birçoğumuz aynı yollardan geçti, geçiyor. Neleri denemedik ki? Çoğu başarısız olan ve yalnızca zaman ve para kaybıyla sonuçlanan bir dolu yöntem…

Tüm bunlar yüzünden, Allen Carr yöntemiyle karşılaştığımızda oldukça şaşkındık. Bize sigarayı bıraktırdıklarının kanıtı olarak birçok isim saydıklarında daha çok bilgi edinip sizinle paylaşmak istedik. Nihayetinde, neden kasım ayı bizim için bir dönüm noktası olmasın ki? Sigarayı bırakarak sağlıklı bir günlük yaşama, sağlıklı bir spor hayatına, zihne ve vücuda sahip olmanızı sağlayacak yöntemi ülkemize Emre Üstünuçar getirmiş. Kendisi hem Allen Carr Türkiye’nin kurucusu hem de seminer veren bir Allen Carr Terapisti. İşte, Allen Carr Türkiye ile olan röportajımızda hem bu yöntemle ilgili hem de ülkemizdeki faaliyetleriyle ilgili sorularımıza verdikleri yanıtlar:

1- Öncelikle Allen Carr kimdir? Allen Carr yöntemi nasıl işliyor?

Allen Carr, 33 sene boyunca günde ortalama dört paket sigara içmiş İngiliz bir finans uzmanıdır. Sigarayı defalarca bırakmayı deneyip her seferinde geri döner. 1983 yılında, tüm bu deneme yanılmalarının sonunda sigaradan kurtulur ve mutlu bir içmeyen olur. O gün eşine, “Dünyayı sigaradan kurtaracağım,” der ama ona kimse inanmaz. Bugün ise anlıyoruz ki doğru söylemiş. Bugüne kadar 20 milyondan fazla insanı sigaradan kurtaran yöntemi bulan kişidir.

Allen Carr Yöntemi asla sigaranın dezavantajlarıyla ilgilenmez. Sigara içicisinin neden içtiği ile ilgilenir ve içme isteğini bitirir. İç/içme çatışmasını bitirir ve kişiyi mutlu bir içmeyen yapar. Sigarayı kafada bitirmeyi sağlayan tek yöntemdir. Sigarada iki bağımlılık vardır: Fiziksel ve psikolojik. Fiziksel kısmı sigara sorununun yüzde 1’idir. 3 günde tamamen biter. Ama asıl sorun, bıraktıktan sonra hayatı işkenceye çeviren, içeni kıskandıran, kilo aldıran, mutsuz eden ve geri döndüren psikolojik kısmıdır. Allen Carr işte bu kısmı tamamen çözer.

2- Allen Carr metoduyla tanışma hikâyeniz hakkında bize kısaca bilgi verebilir misiniz?

Allen Carr yöntemini iki Alman eğitmen arkadaşımdan duydum. Merak ettiğim için 2003 yılında Londra’da bir seminerine katıldım ve o güne kadar bırakamadığım sigarayı kafamda bitirmeyi öğrendim. O kadar etkilendim ki, kendi eğitmenliğimi bırakıp Allen Carr Terapisti olmak için 1 seneye yakın eğitim aldım.

3- Bu yöntemi diğer sigara bırakma programlarından ayıran temel farklılıklar nelerdir?

• Asla zararlarını anlatmaz, dezavantajlarıyla ilgilenmeyiz.
• İrade gücü kullanmadan kurtulmalarını sağlarız.
• Nasıl yan etkileri olacağını bilemediğimiz hiçbir makine, araç, ilaç kullanmayız.
• Bu işi kafada bitirmeyi sağlayan tek yöntemi biz uyguluyoruz.
• Bugüne kadar bütün diğer sigara bırakma yöntemlerinin toplamından daha çok insanı kurtardık.
• Bizimle bırakanlar, yas tutan, mutsuz içmeyenlere değil, özgür hisseden mutlu içmeyenlere dönüşürler.
• Önemli olan bırakmak değil tekrar başlamamaktır ve Allen Carr’ın ana fikri kalıcı ve kolay olmasıdır.

4- Ülkemizde sunduğunuz hizmetlere dair bilgi verir misiniz? Bugüne kadar bu yöntemle Türkiye’de kaç kişi sigaradan kurtuldu?

Artık sayması zorlaştı çünkü internetteki videolarımızla da her gün onlarca insan sigarayı bırakmaya başladı, dolayısıyla on binlerce insanın kurtulmasına yardım etme şansımız oldu diyebiliriz.

Bireysel olarak insanlar canlı seminerlerimize gelebilirler ve en etkilisi budur. Bunlar grup semineridir ve altı saat sürer. Fakat grupla katılmak istemeyenlere özel bire bir VIP seminerlerimiz de mevcut. Yakında hem sigara bıraktıran hem içmeyenlere içen sevdiklerine nasıl yardım edeceklerini öğreten hem de anne/babalara çocuklarını korumayı öğreten online seminerimiz hazır olacak. Ayrıca kurumlara da sigarasız kurum olabilmeleri için danışmanlık veriyoruz. Türkiye’nin neredeyse tüm büyük kurumlarıyla çalışıyoruz.

5- Dünya genelindeki sigara bıraktırma istatistiklerinizi açıklar mısınız?

Dünyada 60’a yakın ülkede, 200’e yakın merkezde Allen Carr yöntemi uygulanır. Neredeyse hiç reklam yapmayız. İnsanlar dünyanın her yerinde Allen Carr merkezlerine tek bir sebeple gelirler çünkü tanıdıkları biri Allen Carr ile kurtulmuştur. Kendi kendine bırakma çabalarında başarı ihtimali ortalama yüzde 2,5’tir. Yani 100 insanın en fazla 3’ü başarır. Daha doğrusu başarmış görünür ama mutsuz içmeyen olur çünkü iradeyle direniyordur; kafasında bitirmeyi becermesi zordur. Bağımsız araştırmalar, Allen Carr yöntemine yüzde 65 civarında bir başarı oranı verir, yani kendi başına yapabileceği ihtimali neredeyse 30 kat arttırır. Bu konuda yüzde 95-99 gibi başarı oranları telaffuz edenlere kesinlikle inanılmamalıdır; bu hayal tacirliğidir, asla ama asla gerçeği yansıtmamaktadır!

6- Seminerler sonucu sigarayı bırakan bireylerin tepkilerinden bahseder misiniz?

Tabiri caizse bulutların üstünde yürürler bir süre, mutluluk ve özgürlüğü birlikte hissederler. Birçoğu gördüğü herkese anlatmak ister. İnanılmaz bir coşku yaşarlar. Hayatları siyah beyaz bir dünyadan renkli bir dünyaya geçmiş gibi olur. Çevrelerindeki diğer sigara içenleri bizim seminerlerimize gönderirler; isterler ki tüm tanıdıkları aynı deneyimi yaşasın. Biz buna “mutlu içmeyen olmak” deriz. Gözün önünden bir perde kalkmış gibi olur. Kişi yıllardır ertelediği, kaçındığı, başaracağına asla inanmadığı sorunu çözmenin öforik hazzını yaşar.

7- Sigara bırakma sürecini erteleyen, “Sigarayı bırakmak istiyorum ama henüz hazır değilim,” diyen ya da bu tür yöntemlerin kendinde işe yaramayacağını düşünen bireyler için önerileriniz nelerdir?

Her içici bir gün bırakmak ister ama o gün hiçbir zaman bugün değildir; sigaranın bir bağımlılık olması böyle bir şeydir. İçenler bağımlıdır. Bu bir tercih değildir. Alışkanlık değildir. Madde bağımlılığıdır. Bağımlılığın doğasında da sorunun çözümünü ertelemek vardır. Bir içici “Bırakmayı düşünmüyorum, seviyorum,” diyorsa, bırakmaktan çok korkuyorum demek istiyordur. Bırakma korkusu içici kalma korkusundan büyüktür.

Hazır hissetmek yoktur. Bize gelenlerin yüzde 80’i hazır hissetmeden gelirler. Hazır hissetmeyi beklerlerse, ömür boyu sigara içerler. Seminere katılarak kaybedecek ne olabilir ki? Olabilecek en kötü şey seminerden sonra içmeye devam etmektir. Kaybedecek hiçbir şeyleri yok ama kazanacak çok şeyleri var, o yüzden kendilerine bir şans versinler ve 20 milyonu kurtaran yöntemi denesinler.

8- Seminer sonucunda sigarayı bırakmayı başaranlarla başaramayanlar arasındaki en önemli fark sizce nedir?

Tek fark vardır, o da seminerde öğrettiklerimizi yapmak ya da yapmamaktır. Yaş, meslek, kaç adet içildiği, kaç sene içildiği değil, asıl kriter, seminerde verdiğimiz birkaç çok önemli kuralı uygulamaktır. Bu kurallara uyanlar ömür boyu özgür kalırlar.
Sigarayı nasıl bırakacağınızı bilmiyorsanız, bu dünyanın en zor işidir. Ama nasıl yapıldığını öğrenince dünyanın en kolay ve keyifli şeyidir sigaradan kurtulmak.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com