Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Aşırı terlemenin 7 nedeni

SAĞLIK

Aşırı terlemenin 7 nedeni

-

 

Aşırı terlemenin nedenlerini merak ediyorsanız, bu 7 önemli nedene bir göz atın.

Terleme vücutta ısı dengesinin sağlanması için gerekli olan doğal bir fonksiyon. Hareket ettiğimizde veya dış ortamdaki sıcaklık arttığında vücudun normal ısısının korunabilmesi için ter bezleri beyindeki bir merkez tarafından uyarılıyor, bunun sonucunda da terleme gelişiyor.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilge Ceydilek bunların yanı sıra iç ya da dış kaynaklı stres oluştuğunda veya heyecan hissedilen durumlarda vücutta terleme miktarının artmasının olağan kabul edildiğini belirterek, “Ancak vücut istirahat halindeyken, hava sıcak değilken, beden için hiçbir stres faktörü yokken veya heyecan oluşturan bir olay olmamışken terleme oluşuyorsa, bu tablo hiperhidrozis, bir başka deyişle aşırı terleme olarak adlandırılıyor. Aşırı terlemenin altında bir hastalık yatabileceği için mutlaka bir hekime başvurmak gerekiyor” uyarısında bulunuyor. Peki hangi hastalıklar vücudu aşırı terletiyor? Acıbadem International Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilge Ceydilek karda kışta bile terleten 7 hormonal bozukluk ve metabolizma hastalığını anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Hipertiroidi

Hipertiroidi, tiroit bezinin fazla tiroit hormonu üretimi ile oluşan bir hastalık. Bu durum halk arasında ‘zehirli guatr’ olarak da adlandırılıyor. Tiroit hormonu, en kaba tabiriyle vücuttaki tüm organların çalışma hızını belirliyor, dolayısıyla gereğinden fazla üretildiğinde sanki ağır bir egzersiz yapılıyormuş gibi vücuttaki tüm olaylar hızlanıyor. İstirahat halinde bile aşırı terlemek, yorgun hissetmek, çarpıntı, kaygılı ruh hali, uykusuzluk, ellerde titreme bu hastalığın temel belirtileri. İshal de hastalığa eşlik edebiliyor. Hastaların yaşam tarzlarında bir değişiklik yapmamalarına rağmen ciddi kilo kayıpları oluyor.

Diyabet

Bugün dünyada 425 milyon kişi diyabet hastası, yaşayan her 11 kişiden birinin diyabet hastası olduğu belirtiliyor. Diyabet hastalığında görülen uzun süreli ve kontrolsüz yüksek kan şekeri vücuttaki çoğu organ ile sistemde iflasa kadar giden bozukluklara neden oluyor. Sinir sisteminin bir parçası olan otonom sinir sistemi de sıklıkla yüksek kan şekerinden etkileniyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilge Ceydilek ayrıca beyinde terlemeyi kontrol eden ve adeta bir termostat görevi gören hipotalamusta da hasar oluştuğunu vurgulayarak, “Diyabetik kişilerde ortamda ya da vücutta terlemeye neden olabilecek hiçbir uyarı yokken dahi terleme oluşabiliyor. Ancak bunun tam tersi diyabetiklerde hiç terleyememe sorunu de gelişebiliyor” diyor.

Hipoglisemi (Şeker düşüklüğü)

Kan şekeri düşüklüğü vücut için alarm veren bir durum ve acil düzeltilmesi gerekiyor. Çünkü kan şekerinin düşük kalma süresi uzarsa ya da düşüklük derinleşirse hayati tehlike oluşuyor” uyarısında bulunan Dr. Bilge Ceydilek sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle vücutta kan şekeri düştüğünde, fark edilebilir olsun diye stres hormonlarının seviyesi artıyor ve bu hormonların etkisiyle birçok belirti ortaya çıkıyor. Bir anda ter boşalması oluyor, hasta kıyafet değiştirme ihtiyacı duyabiliyor. Eller titremeye başlıyor, çarpıntı gelişiyor, cilt rengi soluklaşıyor, gözlerde kararma oluyor. Diyabet hastaları da kullandıkları ilaçlara bağlı olarak şeker düşüklüğü geliştiğinde gece uykudan terleme ile uyanıyorlar”

Akromegali

Akromegali beyinde yer alan hipofiz bezinden fazla miktarda büyüme hormonu üretilmesi sonucu oluşan bir hastalık. Artmış olan büyüme hormonunun uyarısı nedeniyle ter bezleri aşırı aktifleşiyor, bunun sonucunda da tüm vücutta istirahat halinde bile terleme artıyor. Terlemenin yanı sıra büyüme hormonunun etkisiyle el ve ayaklarda büyüme nedeniyle ayakkabı numarasında artış, eski yüzüklerin parmaklara dar gelmesi gibi sorunlar gelişebiliyor. Burun ve alında kabalaşma oluşuyor, alt çene üst çeneye göre öne doğru yer değiştiriyor. Dilde ve tiroit bezinde de büyüme görülebiliyor. Hastalarda yüksek tansiyon ve kan şekeri yüksekliği başlayabiliyor. Bu tabloya baş ağrısı ve görme problemleri eşlik edebiliyor”

Feokromasitoma

Katekolaminler denilen hormonların fazla salgılanması nedeniyle oluşan bir hastalık. Katekolaminler de ter bezlerini uyarıyor. Terleme genellikle ataklar halinde görülüyor. Bu ataklarda terleme bir üçlemenin parçasıdır, diğer ikisi çarpıntı ve baş ağrısıdır. Yine genellikle ataklar halinde veya sürekli yüksek tansiyon gelişiyor, ataklar sırasında oldukça yüksek değerler ölçülebiliyor. Bu ataklar 5-10 dakika sürebildiği gibi saatlerce de devam edebiliyor. Sinirlilik ve kaygı hali oluşabilen bu hastalar sıklıkla panik atak ön tanısı ile psikiyatriye yönlendiriliyor.

Cushing Sendromu

Kortizol hormonunun fazlalığıyla karakterize bir hastalık. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr.Bilge Ceydilek aşırı terlemede hem ter bezlerinin aşırı uyarılmasının hem de bu hastalıkta sıklıkla görülen obezitenin rol oynadığını vurgulayarak şu bilgileri veriyor: “Cushing Sendromu’nda hastaların cildi oldukça yağlı oluyor, sık sık sivilce gelişiyor, tüm vücutta tüylenme artışı görülüyor. Özellikle karın çevresinden çok hızlı kilo alımı oluyor, karın cildinde pembe renkli kalın çatlaklar ortaya çıkabiliyor. Yüz yuvarlaklaşıyor ve ödemli oluyor. Yüksek tansiyon ile kan şekeri yüksekliği gelişebiliyor. Ensede yağ birikiyor ve kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi görülebiliyor.”

Obezite

Obezite tek başına aşırı terleme nedeni. En basit nedenle artan yağ dokusuyla birlikte vücutta ısı kaybının zorlaşması, sabit ısı dengesinin korunabilmesi için terlemeyi uyarıyor. Bunun dışında obezite nedeniyle vücutta değişen hormonal denge ve yağ dokusundan üretilen bazı hormonlar da ter bezlerini uyararak terlemeyi artırıyor.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com