Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Baş ağrısını geçiren 8 yöntem

SAĞLIK

Baş ağrısını geçiren 8 yöntem

-

 

Beyninizdeki sızlamayı ilaç kullanmadan dindirmek istiyorsanız, bu sekiz yöntemle rahatlayabilirsiniz.

DERLEYEN: UĞUR MUTLU

ARA ARA BAŞINIZDA zonklamalar ya da ağrılar hissediyorsanız, öncelikle yalnız olmadığınızı bilmeniz gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, gezegen nüfusunun yarısı hayatının bir bölümünde mutlaka baş ağrısıyla yüzleşirken, bu kişilerin yüzde 90’ından fazlası da ömrünün herhangi bir döneminde bu rahatsızlığından şikâyetçi oluyor. Ancak bu durum, çektiğiniz ağrılara katlanmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor.
Başı ağrıyan insanların ilk tercihi genellikle parasetamol ve ibuprofen içeren reçetesiz ilaçlar olur. Atlantic Health System’dan Dr. Maria Vila, bu tarz ilaçlara ulaşmanın kolay olduğunu ve bu ilaçların bazı insanların ağrısını çabucak dindirebildiğini söylüyor. Bu tür ilaçlar vücudunuzda ağrıya ve yangıya neden olan prostaglandin moleküllerinin üretimiyle ilgili bir enzimi engellemesi sebebiyle iş görebilir.

Öte yandan ilaçları nane şekeri gibi tüketmek de işinize gelmeyecektir. Advil gibi steroid nitelikli olmayan antienflamatuvar ilaçları sıklıkla kullanmak, mide bulantısı ve gastrointestinal kanama gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Ayrıca reçetesiz ilaçların yarattığı etki zamanla azalacağı için bu ilaçları daha fazla kullanmaya başlarsınız ve bu durum da aşırı ilaç kullanımına dayalı baş ağrısı sorununu beraberinde getirir. Başınızın ağrımasını doğal yolla önleyebileceğiniz bu yöntemler, ilaçlardan daha etkili sonuçlar doğurabilir.

SU TÜKETİN

Dr. Vila’ya göre baş ağrısının en yaygın sebeplerinden biri, vücudun susuz kalmasıdır. Vücudunuzda yeterli miktarda sıvı olmadığında kan miktarınız da azalacaktır. Bu da yalnızca beyninizin oksijen açısından zengin olan kandan mahrum kalmasına neden olmaz, aynı zamanda beyninizin geçici olarak kasılmasına sebebiyet verebilir.

Bu gerilme, oksijenin de azalmasıyla birleşince ağrıya neden olabilir. Vücudunuzdaki su seviyesini normal orana yükseltirseniz, dolaşım eksikliğinden kaynaklı ağrıyı ortadan kaldırabilirsiniz.

BİTKİSEL TAKILIN

Koyungözü bitkisinin baş ağrısına iyi geldiğini ifade eden Dr. Vila, “Bu bitki, reçetesiz ilaçların daha güvenli alternatifidir,” diyor.
Birleşik Krallığın kar amacı gütmeyen kuruluşu The Migraine Trust migrenle boğuşan birçok kişinin koyungözü bitkisini kullandığını belirtirken, kullananlardan bazıları, baş ağrısını daha ortaya çıkmadan engelleyebildiğini söylüyor. 2005 yılında Almanya’nın Essen şehrinde bulunan Neurologische Üniversite Hastanesi tarafından yapılan bir başka araştırma ise, migreni olan kişilerin koyungözü bitkisi takviyesi aldığında ay boyu yaşadığı atakları beşten ikinin altına kadar düşürebildiğini ortaya koydu.

Tıpkı diğer bitkisel takviyeler gibi, koyungözünün de başka tedavilerle birleştirilmesi önerilmiyor. Örneğin ibuprofen içeren ilaçlarla birlikte koyungözü tabletlerini aynı anda almamanız gerekiyor. Zira ikisinin de kan sulandırıcı etkisi olduğu için, kanama riskiniz yükselecektir.

YEDİKLERİNİZİ DEĞİŞTİRİN

Bilhassa migreniniz varsa, Dr. Vila yiyeceklere olan duyarlılığınızın da baş ağrısını tetikleyebileceğini belirtiyor. Besinlere olan alerjileriniz ve intoleransınız, enflamasyona sebep olarak bağışıklık sisteminizin istilacılarla baş edebilme kabiliyetini azaltır. Bu enflamasyonlar beyninizde de ortaya çıkarak ağrıya sebep olabilir.

Dr. Vila, migrenle en çok etkileşime geçen yiyecekler arasında kırmızı şarap, çikolata, siyah bira, işlenmiş etler ve kaşar peyniri olduğunu söylüyor.

Bu yiyecekleri birkaç haftalığına beslenme programınızdan çıkarın ve dönüşümlü olarak hayatınıza sokarak hangilerinin tetikleyici unsur olduğunu öğrenin. Örneğin herhangi bir yiyeceği tüketmeyi bıraktıktan sonra baş ağrılarınız azalmıyorsa, bu yiyeceğin sizin için bir tehdit olmadığını anlayabilir ve yemeye devam edebilirsiniz.

KALİTELİ UYUYUN

Missouri Eyalet Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalarda, derin uykudan mahrum kalan farelerin kronik ağrıyı bastıran proteinlerinde değişiklikler gözlemlendi.

Bu araştırma hayvanlar üzerinde yapılmış olsa da, Dr. Vila “Farklı araştırmaların insanlarda da kalitesiz uyku ve baş ağrısı arasındaki bağlantıyı ortaya koyduğunu söylemek mümkün,” diyor.

Beyninizin siz uyurken de birçok iş yaptığını düşündüğünüzde, bu durum aslında şaşırtıcı değil. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’ne (NIH) göre uyku, atıklardan arınma, iletişim yollarını ve sinir hücrelerini koruma gibi birçok farklı beyin fonksiyonunu gerçekleştirmeniz için kritik önem taşıyor. Yine NIH’e göre, kötü uyku sadece baş ağrısına değil, tansiyon, kalp rahatsızlıkları, diyabet, depresyon ve obezite risklerinin artmasına da sebep oluyor. Bu nedenle günde 7-9 saat uyumaya özen gösterin.

20-20 KURALINI UYGULAYIN

Birçok kişi gibi telefonunuzu kontrol ediyor, ardından dizüstü bilgisayarınıza bakıyor, telefonunuza tekrar göz atıyor ve tüm bunları yaparken tabletinizi de ulaşabildiğiniz bir noktada tutuyor olabilirsiniz. Diğer bir adı dijital göz yorgunluğu olan bilgisayar görme sendromu (CVS), baş ağrısına sebep olan faktörler arasında yer alıyor. The Vision Council verilerine göre Amerikalıların yarısı bu rahatsızlıkla boğuşuyor ve bu kişilerin üçte biri baş ağrısı yaşıyor.

Peki, bu ağrıdan kurtulabilmek için nereye tıklamanız gerekiyor? Aslında teknolojiden faydalanırken gözlerimizden daha fazlasını kullanıyoruz. Örneğin iPad’inizdeki kelimelerin kontrastı ve netliği basılı bir sayfadakinden daha düşük olduğu için, okunmaları da daha zordur. American Optometric Association’a (AOA) göre, ekranın göz kamaştırıcı etkisi, yansıtıcı özelliği ve bilgisayarınızla aranızdaki kötü açı da olaya tuz biber ekerek kuruyan gözlere, göz yorgunluğuna, boyun ve baş ağrısına yol açabiliyor.

Tüm gün bilgisayar kullanmak durumundaysanız, gözlerinizi dinlendirmek için her 20 dakikada bir 20 saniyelik molalar vererek altı metre uzağınızdaki bir şeylere bakın. AOA’ya göre gözlerinizi ayrıca her iki saatte bir 15 dakikalık aralarla dinlendirmelisiniz.

BİRAZ SAKİNLEŞİN

Bu aralar biraz stresliyseniz, bu gerginlik başınıza da yansımış olabilir. Neurology’de yayımlanan bir araştırma, stresin en yaygın görülen ağrı türü olan gerilim tipi baş ağrısının en büyük tetikleyicisi olduğunu söylüyor. Bu ağrıyı verdiği gerginlik hissinden ve şiddetli ağrısından tanıyabilirsiniz.
Yollardaki trafiği ve patronunuzun ensenizde hissettiğiniz nefesini kontrol edemeseniz bile, günde 10 dakika boyunca sakinleşebilmek sizin elinizde. Sokağın sonuna doğru yürüdüğünüz ya da köpeğinizle geçirdiğiniz 10 dakikalık dingin zamanlar, stresten kurtulmanıza ve hâliyle başınızdaki ağrıların geçmesine yardımcı olabilir.

AKUPUNKTUR YAPTIRIN

Vücudunuza stratejik olarak iğne yerleştirilmesi, baş ağrınıza iyi gelebilir. JAMA Internal Medicine’de yayımlanan bir araştırmaya göre, geçmişi 2000 yıl öncesine kadar dayanan akupunktur, migren ataklarının sıklığını azaltabiliyor. Yapılan araştırmada, akupunktur tedavisi gören kişilerin, tedavi almayan ya da sahte akupunktur seansları görenlere oranla daha az sıklıkta ve yoğunlukta migren sıkıntısı yaşadığı ortaya çıktı.
Akupunktur tedavisini denemek istiyorsanız, American Migraine Association’a göre, baş ağrılarınızın hafiflemesi için en az altı seans görmeniz gerekiyor.

HAREKETE GEÇİN

Başınız ağrıyorken kafanızı daha fazla sallamak kulağa korkutucu gelse de (ki bazen egzersiz de baş ağrısı yapabilir), spor yapmak baş ağrınızı tetikleyen birçok etkeni zayıflatacaktır. American Migraine Association’a göre egzersiz yapmak stresinizi azaltır, gece uykunuzun daha kaliteli geçmesine yardımcı olur ve vücudunuzun doğal ağrı kesicisi olan endorfin salgılamanızı sağlar.

İsveç’teki Lund Üniversitesi bilim insanları tarafından yapılan bir araştırma, baş, boyun ve migren ağrısından şikâyetçi olanların haftada üç kez, 45 dakika boyunca egzersiz yaptıklarında bu semptomlarda fark edilir miktarda düşüş yaşandığını ortaya koydu. Migreni olanlar daha az atak geçirdiklerini söylerken, yaşadıkları ağrıların da daha düşük yoğunlukta ve daha kısa süreli olduğunu belirttiler. Ayakkabılarınızı giyin ve harekete geçin.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com