Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Boyun ve bel ağrılarını yok edin

SAĞLIK

Boyun ve bel ağrılarını yok edin

-

 

Boyun ve bel ağrıları nasıl geçer diye düşünüyorsanız. Sizin için 5 önerimiz var.

Soğuk hava denildiğinde aklımıza ilk gelen sağlık problemleri üst solunum yolu enfeksiyonları oluyor. Oysa soğuk hava aynı zamanda tüm omurgamızı da tehdit ediyor! Öyle ki boyun, sırt veya belimizde hekime başvurmayı gerektirecek kadar şiddetli ağrıya yol açabiliyor. Bunun nedeni ise omurgamıza destek görevi gören tendon kas ve ligamanların soğuk havada gerilmeleri. Bu gerilmenin omurgadan çıkan sinir uçlarını zorlaması sonucunda da ağrı gelişiyor. Ayrıca eklemlerde ödem varsa ısıda düşme olduğunda bu ödem artabiliyor ve bunun sonucunda ağrıya neden olabiliyor. İsveç’te yapılan ve yaklaşık 135 bin erkek işçiyi kapsayan büyük bir çalışmada, gün içerisinde soğuk havada çalışan gruplar incelenmiş. Araştırmacılar açık havada çalışanlarda, günün çoğunu iç mekanda geçiren çalışanlara göre bel ve boyun ağrılarının daha sık görüldüğünü tespit etmişler. Üstelik bu sorun bel fıtığı boyun fıtığı veya omurga problemi olmayan kişilerde de oluşabiliyor. Peki, soğuk havalarda boyun ve omurga ağrılarını önlemek için neler yapmalıyız? Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Gülşah Öztürk kış aylarında bel, boyun ve sırt ağrılarından korunma yöntemlerini anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Vücut ısınızı ideal seviyede tutun

Öncelikle soğuk havalarda dışarı çıktığınızda vücut ısınızı ideal seviyede tutabilecek şekilde giyindiğinizden emin olmalısınız. Özellikle boyun ve bel çevreniz doğrudan soğuğa maruz kalmayacak şekilde giyinin. Soğuk havalarda atkı kullanmayı ihmal etmeyin. Belinizi açıkta bırakan kısa kazak ve gömleklerden de kaçının.

Terledikten sonra soğuk havaya çıkmayın

Vücut ısınızda ani düşüşe yol açabilecek davranışlardan kaçının, örneğin terledikten sonra hemen dışarıya çıkmayın. Soğuk havalarda kollarımıza ve bacaklarımıza giden kan oranı azalarak, vücudumuzda bulunan kanın çoğu hayati organlarımıza; beyin, kalp, akciğer ve barsaklarımıza gider. Omurgayı destekleyen yapılarda mevcut kan dağılımı azaldığı için ekstra bir gerginlik oluşuyor. Bunun sonucunda kaslarda kramp gelişebiliyor ve bu da yine sırt bel ya da boyun ağrısına neden olabiliyor.

Spor ve egzersizleri aksatmayın

Soğuk havalarda ağrı oluşumunu önlemenin bir yolu da, düzenli egzersiz yapmak. Çünkü hareketsiz bir yaşam omurgayı zayıflatıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Gülşah Öztürk ayrıca spor ve egzersiz sayesinde vücudun esneme yetisinin arttığını ve bu sayede olası küçük travmalardan etkilenme riskinin azaldığını belirterek, “Dolayısıyla kış aylarında da yüzme, yürüyüş ve kapalı alanlarda yapılan egzersizleri aksatmamak çok önemli” diyor.

Ayakkabı ve bot seçimine dikkat!

Travmatik bir düşüş sonrası bel fıtığı, omurgada kırık, kaslarda ve tendonlarda incinme ile yırtık gibi sorunlar oluşabiliyor. Bu tür problemler de soğuk havalarda ağrının şiddetlenmesine neden olabiliyor. Özellikle kar yağan günlerde, kayıp düşme riskini azaltacak türde ayakkabılar ve botlar tercih edin.

Masa başında bu kurallar çok önemli!

Uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak da kaslarda gerginliğe yol açıyor. Bu nedenle çalışırken, örneğin saatte bir, en azından yürüme molalarıyla veya basit esneme egzersizleriyle kaslardaki gerginliği hafifletebilirsiniz. Dr. Gülşah Öztürk tüm gün masa başında çalışıyorsanız oturduğunuz koltuğun belinizdeki eğimle uyumlu olmasına dikkat etmeniz gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Telefon, kalem veya düzenli olarak sık kullandığınız bir araç masada sizden oldukça uzaktaysa ve her defasında uzanmak zorunda kalıyorsanız, bu aracı daha kolay ulaşılabilir bir mesafeye getirin. Eğer yakınınızda bulunduramayacak kadar büyük ya da ağır bir araç ise ayağa kalkıp alabileceğiniz bir mesafeye yerleştirin ki ani dönüşler sonucunda belinizde hasar oluşmasın. Monitörün seviyesinin de sandalyenizden ortalama bir kol uzaklığında, ekranın en üst kısmının da göz seviyenizin hemen altında olmasına da dikkat edin.”

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com