Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Neden kilo veremiyorum?

SAĞLIK

Neden kilo veremiyorum?

-

 

Kilo verememenin nedenlerini sizin için ortaya koyuyoruz. Merak edilen soru: Neden kilo veremiyorum?

Tiroid

Hormonlarımızın işleyişi ya da salgılanma miktarı kilomuzu etkiler. Örneğin boyun bölgemizde bulunan tiroid bezi, metabolizmamızı denetleyen hormonları salgılar. Eğer tiroid bezinin salgısı yeterli değilse hipotiroid gündeme gelir ve bu da hem alınan hem de bir türlü verilemeyen kiloların nedenidir. Eğer bir türlü veremediğiniz kilolardan hormon salgılarının sorumlu olduğunu düşünüyorsanız bir doktora başvurun ve hormon seviyelerinizi test ettirin ki, bu da basit bir kan testiyle yapılabilir. İyi habere gelince: Endişelenmeyin, hipotiroidin tedavisi var.

Polikistik Over Sendromu

Özellikle kadınları etkileyen en önemli kilo verememe ya da sahip olunan kiloyu koruyamama nedeni polikistik over (çok kistli yumurtalık) sendromudur. 15-45 yaş arası, farklı bir ifadeyle menopoz öncesi dönemde bulunan kadınların yüzde 10’unda bu sorun görülür. Diyet programlarının tek başına etkili olmadığı, egzersizin de mutlaka programa dahil edilmesi gerektiği biliniyor. PCOS’un nedeni belli değil. Stres, obezite, insülin direnci, sinir sistemindeki bazı hormonların salgılanma bozuklukları ve genetik faktörler rolü üzerinde duruluyor. Daha da kötüsü bu hastalık insülin direncine, insülin direnci de şeker hastalığına yakalanma riskini artırıyor. PCOS’un en önemli belirtisi ise adet düzensizliği (hatta adetten kesilme), sivilcelenme, yağlı cilt, aşırı tüylenme, infertilite ve kilo artışı. Kısaca kilo verememe şikâyetiyle doktorunuza başvurup PCOS hastası olduğunuzu öğrenmeniz mümkün. Sorunun kilo ile ilgili kısmını çözmenin tek yolu ise doktorunuzun verdiği diyet ve egzersiz programını harfiyen uygulamak.

İnsülin Direnci

İnsülin pankreastan salgılanan bir hormon. Görevi de kas, yağ ve karaciğer gibi kan şekerini kullanan dokulara şeker tedarik etmek. Ancak söz konusu dokularda insülin direnci varsa şeker dokulara alınıp kullanılamıyor ve yakılamıyor. Bu da daha çok insülin salgılanmasına yol açıyor. Dolayısıyla pankreas normalin iki katı çalışmak zorunda kalıyor. Bunun sonucunda salgılanan bu aşırı insülin açlık hissine, daha fazla yemeye neden oluyor ve kırılması zor bir çember dönmeye başlıyor. Çünkü yenen fazla yemeği sindirmek için de daha fazla insülin salgılanması gerekiyor. Sonuç olarak hem vücudun insülin rezervi azalıyor hem de kanda dolaşan aşırı insülin obezite, hipertansiyon, ateroskleroz gibi kronik hastalıklara zemin hazırlıyor.

Cushing

Nadir görülen ancak pek çok hastalığa neden olabilen bir hastalıktır. Beynin altında bulunan hipofiz bezinden aşırı ve kontrolsüz ACTH hormonu salgılanmasıyla ortaya çıkar ve bu durum da aç karnına yapılan bir kan testiyle kolayca belirlenebilir. Salgılanan aşırı ACTH ise böbreküstü bezinden stres hormonu olarak bilinen kortizolün salgılanmasını artırır ve bu artış da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Yüzün yuvarlak hale gelmesi, derinin incelmesi ve kolayca morarması, vücutta ve yüzde aşırı kıllanma, özellikle bedende gözlenen şişmanlık, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, osteoporoz (kemik erimesi) kas güçsüzlüğü ve kadınlarda adet düzensizlikleri cushing’in sık görülen belirtileridir. Bu hastalığı teşhis etmenin hayati bir önemi vardır. Teşhis erken konduğunda diyabet, osteoporoz, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve kanama riski önlenebilir. Geç teşhis ise ölüm riskini artırır.

Kortizol Deşarjı

Böbrek üstü bezi çok miktarda kortizol üretiyorsa insülin direnciyle sık karşılaşırsınız. Kortizol fazlalığı ise stres faktörü ile doğrudan ilişkilidir. Kilo verme stresinin yoğunlaştığı kişiler, farklı bir ifadeyle kilo vermeyi hayat memat meselesi haline getirenler, kendilerini ciddi bir stres altına soktukları için böbrek üstü bezleri de fazla miktarda kortizol üretmeye başlar. Söz konusu artış da bir süre sonra zayıflamayı hayal haline getirir. Diğer bir ifadeyle kilo vermeniz zorlaştığında belki de yapmamanız gereken tek şey strese girmektir. Çünkü bu stres kortizol salgınızı daha da artıracak ve işinizi daha da zorlaştıracaktır.

Metabolik Sendrom

Önce şişmanlık ve obeziteyi, ardından tip 2 diyabeti davet eden; kent yaşamının hareketsiz ve kapalı ortamlarında gelişen bir hastalık. Dünya nüfusunun dörtte birinin metabolik sendrom hastası olduğunu düşünecek olursak, gelecek için kaygılanmaya başlayabiliriz. Kaldı ki metabolik sendromu olan insanlarda erken ölümlerin iki, kalp krizi ve felçlerin ise dört kat fazla olduğunu da unutmamak gerek.

Tip 2 Diyabet

Dünya üzerinde yaşayan 290 milyona yakın tip 2 diyabet hastasının yüzde 80’i fazla kilolu. Erişkinlerin şeker hastalığı olarak da adlandırılan tip 2 diyabet, gerçekte şeker metabolizması bozukluklarında son nokta. Bunun öncesinde gizli şeker ve şeker düşüklüğü (reaktif hipoglisemi) evreleri yaşanıyor. Kan şekerinin yükselmesi ile kendini belli eden hastalığın ilk adımında kan şekeri düşüklüğü görülüyor. İnsülin hormon salgısında anormallik olduğu için normalde kan şekerini 70-110 mg/dl arasında tutan vücut, bu koşullar altında dengeyi kuramıyor ve şekere karşı bir açlık başlıyor. Tüketilen şekerin ardından kan şekeri seviyesi 70’in altına iniyor ve bu da kişide aşırı acıkma duygusuna neden oluyor ve doğal olarak yeniden yeme ihtiyacı duyuyor. Alınan kiloların verilememe nedeni ise içine girilen bu kısır döngü.

Vitamin ve Kalsiyum Eksikliği

Yapılan araştırmalara göre en önemli şişmanlık nedenlerinden biri vücuttaki demir, kalsiyum, D ve B12 vitamini eksikliği. Buna Omega3 yağ asitleri eksikliğini de ekleyebiliriz. Güneşten aldığımız D vitamini kemik ve damar yapısında, kas ve metabolizma çalışmasında önemli rol oynuyor. D vitamini eksikliği yüzünden kilo vermekte güçlük çekmek de kemik, kas ve kalp damarlarında yetersizlik; bu da doğal olarak gerektiği kadar egzersiz yapamama hatta günlük faaliyetlerimizin dahi kısıtlanması anlamına geliyor. Hareketsizlik de kilo alımını hızlandırıyor. Kalsiyum da öyle… İnsan vücudunun her gün 1000 mg kalsiyuma ihtiyacı olduğu ortada. Bunu da bir su bardağı süt + bir kase yoğurt + yaklaşık 50 gram beyaz peynirden alabiliyoruz. Obez ya da aşırı kilolu insanların ortak noktalarından biri de bu: Yapılan araştırmalar, tümünün günde ortalama 600 miligram kalsiyum aldığını saptamış. Oysa düşük kalorili diyetle birlikte günde 1000-1200 miligram kalsiyum almak hem vücut sağlığını koruyor hem de kilo vermeyi kolaylaştırıyor.

Gıda İntoleransı

Bazı bünyeler en akla gelmedik, hatta günlük hayatımızın ayrılmaz parçası olan yumurta, domates, brokoli ve daha nice gıda maddesine karşı tepki gösterebiliyor. Bunu bir tür iç alerji olarak tanımlamak mümkün; çünkü belirtileri gözle görülmüyor ama vücut bu gıdaları ya sindiremeyip depoluyor ya da çok zor ve ağır sindiriyor. Bu zorlanma anında vücut söz konusu gıdaların içinde bulunan bazı besin gruplarına karşı tepki vermeye başlıyor. Örneğin yumurtadaki proteine. İşte bu duruma “gıda intoleransı” deniyor ve kilo almak ya da kilo verememek de dahil pek çok kronik hastalığın nedeni olarak kabul ediliyor.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com