Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Stresten kurtulma yolları

SAĞLIK

Stresten kurtulma yolları

-

 

Stres denilen şey, aslında bizi zorlayan, engelleyen, kısıtlayan, endişelendiren yaşanmışlıklar karşısında verdiğimiz tepkilerin tümü olarak tanımlanabilir.

Hayatı dilediğimiz gibi yaşamaya engel bu durum, aslında küçük çabalar ve değişikliklerle de kolayca alt edilebilir.

Stres dediğimiz şey aslında bir süreç. Daha farklı ifade edecek olursak, bir sabah uyanıp kendimizi stres içinde bulmuyoruz. Stres, olayları değerlendirme şeklimiz, olaylara yaklaşımlarımız, düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız gibi birbirinden farklı pek çok boyuttan oluşuyor. Stresle başa çıkabilmenin ise yine pek çok farklı yolu var ve bunlardan en önemlisi üzerimizde strese sebep olan şeyleri fark edip, kontrol altına almak. Öte yandan strese neden olan her ne varsa kişiden kişiye değişir. Birini strese sürükleyen gelişme, diğeri için son derece önemsiz olabilir. Buna karşılık herkes için geçerli stres kaynakları da vardır ve trafik, kitleleri olumsuz etkileyen siyasi ve ekonomik gelişmeler, savaş hali ve geleceğe dair belirsizlik bu kaynaklar arasında gösterilebilir.

Stres, hasta eder mi?

İnsanlar, stres altında oldukları zaman bunu bilir ve hisseder. Buna karşılık bazılarının hayatı öylesine stresle iç içedir ki bunu fark etmezler bile. Stres en büyük zararı vücudumuza verir ve pek çok hastalığın ortaya çıkma sebebidir. Bunun dışında çevremizle olan ilişkilerimize de zarar verir. Kısacası hem zihnen, hem bedenen hem de sosyal açıdan bizi “hasta” eder. Stres altındaki kişiler ise genel olarak aynı belirtileri gösterir. Duygusal açıdan kaygı, gerilim, huzursuzluk, korku ve utanma duygularıyla savaşmak zorunda kalırlar. Zihinsel açıdan kendilerine karşı zalimce davranıp sürekli kendilerini eleştirirler. Konsantre olmada ve karar vermede zorlanırlar. Çabuk unutur ve başarısız olma ihtimaline yoğunlaşırlar. Fiziksel bakımdan kasları gergindir, avuç içleri terler. Baş, sırt, boyun ağrısından mustariptirler. Sık hastalanır, geç iyileşirler. Yorgunluk, hızlı nefes alıp verme, çarpıntı ve titreme ise diğer ipuçlarıdır. Stres altındaki insanların davranışlarında da bazı değişiklikler gözlemlenir. Kekelemek, ifade ve konuşma güçlükleri, ağlamak, sinirlilik, dişlerin kenetlenmesi, iştahta azalma ya da artma ise stresin davranışlara yansıyan göstergeleridir.

Peki, insanlar stresle nasıl başa çıkacak? Bunun bir yolu var mı? Uzmanların tavsiyesine göre ilk yapmamız gereken şey düşünme tarzımızı değiştirmek… Duygularımızın ve düşüncelerimizin hayata nasıl baktığımızla doğrudan alakalı olduğunu söyleyen uzmanlar, hepimizin yanlış olsa da hatta yanlış olduğunu bilsek de duygu ve düşüncelerimizi kolay kolay değiştiremediğimize, bunun da stres altında kalmamıza sebep olduğuna dikkat çekiyor.

Zamanı iyi kullanın
Bir diğer uzman tavsiyesi ise zamanı iyi kullanmak… Çoğu insanın dağınık, plansız ve rastgele bir hayat düzeni olduğunu söyleyen uzmanlara göre yapılması gerekenler bir anda önümüze yığıldığında karışıklık, unutkanlık, yarım kalmış işlerle karşı karşıya kalıyoruz ve bu da strese yol açıyor. Özellikle kadınların pek çok şeyi aynı anda yapmak zorunda kaldığına ya da her gün düzenli olarak hep aynı şeyleri yaptığına dikkat çeken uzmanlar, “Dışarıdan bakan biri için tıkır tıkır işleyen saat gibi görünse de bu çarkın soluksuz dönmesi kadınlar üzerinde strese yol açıyor. Çünkü kadınlar bir süre sonra kendilerini ruhsuz, duygusuz birer makine gibi görmeye başlıyor” diyor.

Strese sebep olanlardan bir diğeri de aslında kontrol edemeyeceğimiz kişi ya da olayları kontrol etmek istememiz… Uzmanlar herkesin her sorunu çözemeyeceğine, çözmemesi gerektiğine değindikten sonra şunu söylüyor: “İlk olarak durun ve kendinize sorun: ‘Bu benim çözmem gereken bir sorun mu?’ Cevabınız ‘hayır’ ise meseleyle ilgilenmeyin çünkü öyle durumlar vardır ki ya kabullenmek zorundasınızdır ya da sorunu başkalarının çözmesi gerekmektedir. Sizin sorumluluğunuz altında bir durum yoksa bırakın başkası ilgilensin.”

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com