Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Yaşlanmaya hazır mısınız?

ERKEK AKLI

Yaşlanmaya hazır mısınız?

-

 

Yaşlandığınızda ya da yaşlanmaya başladığınızda çevrenizdekilere nasıl davranacaksınız acaba?

Öyle ya, herkes çocukken “Bir büyüsem…” diye yapacaklarını sıralar. Büyüdüğünde niyet değişir, “Çalışmaya başlayınca, para kazanınca” başlığı altında yapılacaklar sıralanmaya başlar. Kimi “evlenince” kimi “çocuk sahibi olunca” yapacaklarını sayar tek tek… Sonra hedefler değişir ama bu kez de zaman daralır ve kimse kendine yakıştırmasa da “Ölmeden önce…” diye başlayan bir yapılacaklar listesi çıkar karşımıza. Bunlar arasında “yaşlanınca” diye bir sınıf yer almaz. Neden? Yaşlılık torunlara bakılan, doktor doktor gezilen, uzun uzun geçmişin muhasebesini yaptığımız, anılarımız ve pişmanlıklarımız arasında turladığımız bir dönem olduğu için mi?.. Peki, bizim bugünden kendimize vereceğimiz tavsiyeler yok mu?

Ölmeden önce yapılacaklar listesi

Hayat, anne-babalarımızın devrindeki gibi değil. Bugün 50-60 yaşlarında olanların anne-babalarından söz ediyorum ama… O ebeveynler neredeyse 50 yaşlarını devirdikleri anda “yaşlı” kategorisine sokulurdu. Ama bugün, 60’lı yaşlarındakilere artık “genç yaşlı” deniyor. Dolayısıyla hemen hiç kimsenin artık “ölmeden önce yapılacaklar” listesi üzerine çalıştığı filan da yok. Tersine, hemen herkes hâlâ “yapılacaklar” listesini kusursuz hale getirmenin derdinde… Onca yılın birikimini de arka plan olarak benimseyince, aslında liste de gerçekten kusursuz hale geliyor. Tamam, o liste bir köşede dursun. Biz “yaşlanınca yapılacaklar” listesi hazırlamayı deneyelim şimdi. Korkmayın, liste öyle uzun, tavsiyelerin sıralandığı, şöyle bir göz atınca bile insanın “ben bunları yapamam” diyeceği türden şeylerle dolu değil. Aksine, son derece basit birkaç noktaya dikkat çekiyor. Hani siz “yaşlı” hale gelene kadar, etrafınızdaki yaşlılarda görüp eleştirdiğiniz şeyler var ya… İşte sizi o hale gelmekten koruyacak birkaç öneri var bu listede. Bu arada hemen belirtelim: Herkesin kendi yaşlılığına dair hazırlayacağı “yapılacaklar” listesi kendine.

Senior Man Exercising In Park

Gururunuz mu baston mu?

Örneğin, uzun yıllar boyu, berbat otomobil kullanan binlerce insan görüyorsunuz ya… Yaşlandığımda da beni aynı tehlikeler bekleyecek işte! İnsanlar berbat otomobil kullanmaya devam edecek ve daha kötüsü, reflekslerim zayıfladığı için ben de artık onlardan biriyim! Karayolunda en sağ şeritte ve 60 kilometre ile yol almaya kalkacağım ve arkamdaki sürücü kornayı basacak. Park edemeyeceğim, otoparkın çıkışını bulamayacağım, öyle paniğe kapılacağım ki sanki ehliyeti daha dün almışım… Ne gerek var bunca gerilime, strese. Hem kendime, hem etrafımdakilere zarar! Eğer şoförlüğümün eleştirildiğini görürsem, otomobil kullanmayı bırakacağım. Taksiler ya da toplu taşıma sanırım daha fazla işime yarayacak. Umarım o zamana dek kendi kendine giden otomobiller de yaygınlaşmış olur. Yaşlanmanın bir zorluğu yok aslında ama insanı korkutan şey, fiziksel olarak git gide zayıflamak oluyor. Bir kavanozun kapağını dahi açamadığımı, sert bir kilit içinde anahtarı çeviremediğimi, topu topu beş kilo ağırlığındaki market poşetini taşıyamadığımı şimdiden düşünüyorum! O yüzden ben yaşlanınca, annebabalarımız gibi gururuma yenilip “ben daha ölmedim” inadıyla eskiden yaptığım her ne varsa yine yapabilirmişim gibi davranmayacağım. Düşmemek için fazlasıyla dikkat edeceğim çünkü yaşlılıktaki kırıklar insanı ölüme kadar sürükleyebiliyor. Bir baston edinmeyi reddedecek kadar gururlu olmayacağım.

Yaşlılıkta yardıma muhtaç olma

Şu yardım isteme konusu da bir garip. Gördüğüm onca yaşlı hep aynı durumdaydı: Ya “ele güne muhtaç oldu” dedirtmemek için, ya çocuklarına, akrabalarına yük olmamak için, ya gururları elvermediği için ama en çok da kendilerine duydukları o manasız güven tam olduğu için, dönüp dolaşıp yine yardıma muhtaç hale gelmişti. Benim aldığım ders şu: Küçük küçük yardımların kimseye zararı dokunmaz! Yaşlılıkta muhtaç konuma düşmemek için bazı ihtiyaçlarımı başkaları karşılasın, ne çıkar! Bağımsızlığımı koruyabilmek için biraz yardım istemenin kime ne zararı olabilir ki… İnsanoğlunun yaşlanmakla ilgili belki de en büyük hatası, sadece yaşının büyüyeceğini zannetmesi. Fiziksel değişimleri, hastalıkları hiç hesaba katmaması… Dişlerim ağzımda mı olacak bakalım? Sokağımdaki marketten alışveriş yapmaya gidebilecek miyim? Haydi diyelim bunların çaresine baktım; ya altıma kaçırmaya başlarsam? Benim ıslattığım çarşafları, giysileri başkası mı yıkayıp ütüleyecek? İşte tam da bu yüzden yaşlandığımda kendimi çiş tutamaz halde bulursam, yaşlı alt bezi bağlamaktan korkmayacağım!

Tonton bir ihtiyar olmak

Yaşlanmak, hayattan kopuk halde bir koza içine kendini saklayıp ölmeyi beklemek anlamına gelmemeli hiç bir zaman… Yollarda bazen dünyalar tatlısı yaşlılar görüyorum: Kadınların tırnakları manikürlü, kıyafetleri tertemiz, saçlarına kuaför eli değmiş. Erkekler tiril tiril takım elbiseleri içinde, ellerinde şık bir baston, ceketlerinin yaka cebinde bir mendil… Kadın olsun erkek olsun misler gibi kokuyorlar. Bu, çevreden gördükleri ilgiyi, saygıyı, yardımseverliği de artırıyor üstelik. O yüzden, yaşlanınca kişisel bakımımı ihmal etmeyeceğim. Giysilerimin modası geçmiş olabilir ama temiz olacaklar. Kuaföre gidemesem bile saçlarım tertemiz yıkanmış ve taranmış olacak. Sağlığımla ilgili dikkat edeceğim şeyler de artacak elbette. Doktorumun işini kolaylaştıracağım: “Yapma” dediği de “yap” dediği de benim için emir olacak. “Amaaan, atın ölümü arpadan olsun” deyimiyle çoktan vedalaşmış olacağım. O doktor her kim olacaksa, aldığı onca yıllık eğitime ve yaşadığı onca tecrübeye bakıp “o ne anlar” veya “beni doğru dürüst muayene etmedi bile” demeyeceğim. Bunun bana faydası sağlık olarak geri dönecek ama daha önemlisi, ben kaçamak yapmayacağım için herkesin içi rahat olacak ve gerçekten yardıma ihtiyacım olduğunda kimsenin aklında “kim bilir yine ne yaptı” şüphesi dolanmayacak…

Yaşlılık yalnızlık demek değildir

Belki çok uzun yıllar yaşayacağım. Belki eşim, arkadaşlarım, yaşıtlarım benden önce ebediyete gidecek. Çocuklarımın, akrabalarımın işleri başlarından aşkın olacak. Öyle bir şey olursa bu dünyaya karşı yapayalnız direnmeyeceğim. Kendim gibileri bulabileceğim sosyal yardım kurumlarına başvuracağım. Yeni insanlar tanımaktan korkmayacağım. Eğer kendi hayatımı idame ettiremiyorsam bir yaşlılar evine taşınacağım. Bu, hem benim daha emin ellerde olmamı sağlayacak hem de yakınlarımın içi rahat edecek. Aksi, huysuz bir ihtiyar olmayacağım. Çocuklarla, hayvanlarla, komşularımla iyi anlaşmaya çalışacağım. Değiştiremediğim ve değiştiremeyeceğim şeylerin üzerinde durmayacağım. Evimde ya da bahçemde çiçekler, bana hayat veren evcil hayvanlar olacak. Pencerelerimden müzik sesi yükselecek. Geçmişe ve hayatıma hâkim olduğum günlere takılıp kalmayacağım. Daha ne kadar yaşayacağımı bilmediğim için günümün kıymetini bileceğim!

Yaşlanmak güzeldir

Yaşlandığımda, unutkan bir ihtiyar haline gelebilirim. Hatta bunun sebebi bunama ve Alzheimer bile olabilir! Baktım ki bende unutkanlık başladı, beynime daha fazla kan gitmesi için egzersizleri ve sık sık uzanmayı ihmal etmeyeceğim. Dengeli ve sağlıklı besleneceğim. C, E, B6, B12 vitaminleriyle folik asit içeren takviyeler alacağım. Zihninizi çalıştırmak için bulmaca çözün derler ya… Peki, ya bulmaca çözmekten hoşlanmıyorsanız, bulmacadan sıkılıyorsanız ne olacak? Onu da ben söyleyeyim: Yeni hobiler, uğraşlar edineceğim ama hepsinin temeli de yeni bir şeyler “öğrenmeye” dayalı olacak! Bunama veya Alzheimer ihtimaline karşı sık sık kontrolden geçmeyi de ihmal etmeyeceğim. Çünkü hatırladığım her güzelliğe sahip çıkmam lazım; hiç biri unutulmayı hak etmiyor! Hastalandığımda, canım yandığında yaşadıklarımın acısını en yakınlarımdan çıkarmayacağım. Yaşlılıktan dolayı yaşayacağım hastalıkların kimsenin suçu olmadığını kabulleneceğim. İnsanları azarlayıp onlara kan kusturmayacağım. Nazik olacağım. Teşekkür etmeyi, özür dilemeyi unutmayacağım.

Bir şey istediğim zaman da “lütfen” kelimesini kullanacağım. Evet, öyle yapacağım! Aslında bütün mesele şu: Siz istediğiniz kadar bugün, gençliğinizde, orta yaşınızda ya da genç yaşlılığınızın ilk yıllarında; ömrünüz boyu görüp eleştirdiğiniz o yaşlılar gibi olmayacağınızı kendi kendinize söyleyin… Eğer yaşlandığınız zaman davranışlarınıza hâkim olamazsanız ve tıpkı eleştirdiğiniz o yaşlılar gibi davranmaya başlarsanız, siz de onlardan biri olmuşsunuz demektir. Yaşlılık yıllarından uzaktayken o günler geldiğinde yapacaklarınızı sıralamak kolay. Yaşlanınca, başka kimseye değil, kendinize verdiğiniz sözleri tutmayı unutmayın, asıl önemli olan bu.

Yaşlananlar genellikle geçmişte yaşamaya başlıyor. Oysa her gün kıymetli ve hepsinin tam gününde yaşanması gerekiyor.

Continue Reading
Advertisement

ERKEK AKLI

Sosyalben Store & Sarev İş Birliği Paylaşarak Çoğaltıyor

-

Editör :

 Kurulduğu günden bu yana dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklarımızın yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi adına çalışmalar gerçekleştiren SosyalBen Vakfı’nın çalışmalarına bütçe oluşturmak amacıyla kurulan, satış mağazası SosyalBen Store, 75 yılını kutlayan Sarar markası ile yeni bir iş birliğine imza attı.

Topluma olan sorumluluklarını paylaşarak çoğaltmayı hedefleyen Sarar, “75 Gönülden Sene” sloganıyla SosyalBen Store’un birbirinden renkli ürünlerini ev tekstil markası Sarev’inmağazalarında satışa çıkardı.

Sarev mağazalarında yer alan SosyalBen Store ürünlerinin satışından elde edilecek gelir, taşımalı eğitim gören çocukların umutlu bir geleceğe bakarak gelişimlerini sağlayacak. Dezavantajlı bölgelerde yaşayan 7-13 yaşındaki çocuklar, tasarım atölyesinde yeteneklerini keşfedip geliştirme fırsatı yakalayacak. Sarar tarafından, vakfın gönüllü grubuna özel tasarlanan tişörtler 2019-2020 dönem saha çalışmalarında yer alacak.

Devamı

ERKEK AKLI

Bridgestone İpek Şenoğlu Cup – Sarar Sponsorluğu

-

Editör :

Sarar, İpek Şenoğlu Cup ile sponsorluk geliştirmeye hazırlanıyor.           

Abdurrahman Sarar’ın 12 metrekarelik bir terzi dükkanında temellerini attığı SARAR bugün; Türkiye’de beş büyük üretim fabrikasındaki yüksek işçilik kalitesi ve özel dikim ayrıcalığıyla hazır giyim sektöründe dünya markalarıyla yarışarak hizmet vermeye devam ediyor.  Sektördeki 75. yılını kutlamakta olan Sarar’ın, Avrupa ve ABD başta olmak üzere yurt dışında birçok konsept mağazası bulunuyor.  

Moda sektöründe 75 yıllık bir tecrübeye sahip olan markayı zirveye taşıyan en önemli etmenlerin başında sponsorluk faaliyetleri geliyor. 

Marka, bu sene sektörde başarıyla geçen 75. yıllarını kutlamak amacıyla, kendi alanlarında öncü olmuş isimleri bir araya getirerek, başarı kavramını tekrar yorumladıkları bir konsept çekim gerçekleştirdi. Türkiye’nin en başarılı sporcularından biri olan İpek Şenoğlu’nun da dahil olduğu bu keyifli projeden sonra, beraber daha iyi işlere imza atabilmek adına İpek Şenoğlu Cup ile sponsorluk geliştirecekler. 

Tenis sporunun Türkiye’de yaygınlaşmasına hizmet eden Bridgestone İpek Şenoğlu Cup Tenis Turnuvası, ülkemizde tenis sporunun gelişimine katkı sağlamak amacıyla 8 yıldır 16 farklı şehirden rekor sayıda sporcuları bir araya getirmeye devam ediyor.

Bu yıl 26 Ağustos – 8 Eylül tarihleri arasında İstanbul Dalyan Kulüp’te gerçekleşecek olan turnuvada toplam 550 sporcu yarışacak. Turnuva katılımcıları Sarar tarafından sporculara özel olarak üretilen tişörtleri giyecekler.

Devamı

ERKEK AKLI

Mango Erkeği Hugo Sauzay’dan tavsiyeler

-

Mango erkeği Hugo Sauzay, merak edilenleri yanıtladı. İşte onun tavsiyeleri.

1- Sen bir modelsin ama aynı zamanda bir iç tasarım şirketine sahipsin. Bu iki alanın ne kadar bağlantılı olduğunu düşünüyorsunuz?

Seyahatler ve toplantılardan besleniyorum, moda ile yaptığım için şanslıyım. Bana farklı kültürlerle, insanlarla ve farklı yaşam biçimleriyle tanışma şansı veriyor. Ne zaman başka bir yerde çekim yapsam, mimari detayların fotoğraflarıyla dolu telefonumla birlikte geri dönüyorum. Yaratıcı insanlarla çalıştığımız için şanslıyız ve onları kreatif süreçte izlemek büyük bir ilham kaynağı. Mimarlıkta olduğu gibi modada da hikaye anlatıcılığı önemlidir. Global bir proje sahip olmak için daha önce yapılan tüm çalışmalar esastır. Sadece kolay bir final görüntüsü değil, zamanın ötesinde bir proje yapmaya çalışıyorsunuz.

2- Katıldığınız projeleri nasıl seçersiniz? Dikkat ettiğiniz ana faktörler nelerdir?

En önemlisi projenin temelindeki insanlar. Moda olmak istemeyen ama doğru bir proje yaratmak isteyen biri.

3- Genç erkek ve kadınlara kendilerine daha güven duymaları için ne önerirsiniz?

Farklılıklara açık kalmak ve ilgi yarattıklarını anlamak. Hoşgörü dışında daha iyi bir yol olmadığını anlamalılar. En önemli şey, senin tutkularını yaşaman ve inanman.

4-Kendi tarzını nasıl tarif edersin ?

Klasik ve sade bir stilim var. Koyu jean, beyaz tişört bir tür üniforma. Kazak ve paltolar için güzel kumaşlara dikkat ediyorum.

5- Mango erkeği ne tür bir erkek?

Mango erkeği modern ve kendinden emin.

6-  Kampanya çekimi sırasında Mango ile olan deneyiminizden bahseder misiniz?

İskoçya’da tipik bir yağmurlu gün boyunca çekim yapıyorduk ancak arkadaş canlısı bir ekip tarafından ısındık. Çekimde hissetmedim, yeşil tarlalarla çevrili bir kalede, koyun ve atlarla dolu nehirlerde arkadaşlarımla daha fazla zaman geçirdim. Muhteşem bir yerdi. Arkadaşlarla rüya gibi bir hafta sonu oldu.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com